Tekne seçmekte bilinmesi gerekenler

Birincil sekmeler

Son Değişiklik : 07.09.2019
Bu sayfaya katkıda bulunanlar : Dogan Erbahar, Hakan Tiryaki

Tekne seçimi için temel parametreler

Tecrübeli denizciler çok detaya girmeden, pazarda isim yapmış markaların teknelerinin özelliklerini bildiklerinden, kullandıkları teknelerin farklı koşullar altındaki davranışlarına aşina olduklarından bir seçim aşamasında diğerine avantaj sağlayan tekneyi bir bakışta belirleyebilirler. Ben pratik tecrübem sınırlı olduğundan ve teorik bilgiye dayalı sebep – sonuç ilişkilerine aşina olduğumdan benim gibi pratik tecrübesi fazla olmayan denizcilerin tekne almak üzere çıktıkları yolda karşılarına gelecek tekneyi almalarından önce o teknenin özelliklerini kıyaslamalı olarak incelemeleri için bu çalışmayı hazırladım. Bu çalışma Ted Brewer On A Yacht Design çalışmasından ve Cem Hızlan’ın Mojon’un Seyir Defteri Blog sayfasından yararlanılarak derlenmiştir.

Teorik bilgiyi vermeden önce bu bilgi ve formüllerde kullanılacak parametrelerin teknenin hangi özelliklerine ait olduğunun bilinmesi gerekir. 

Tam boy (Lenght Overall (LOA)) : Teknenin orta hattında bodoslama ve kıçı arasındaki mesafeyi temsil eder. Tekne güvertesindeyken baş bodoslamadan başlayıp kıça kadar çekeceğiniz bir metre ile elde edeceğiniz ölçüdür. LOA dışında LOD (Length On Deck) ölçüsü ile de karşılaşırız. Güverte üzerine çıkılıp teknenin pruvadaki en uç noktasından kıçtaki en uç noktasına çekilecek metrede ölçülen uzunluktur. Birçok teknenin LOD ve LOA değerleri aynıdır. Ancak cıvadra, baston, vs. gibi aksesuarların tekneye kazandırdıkları fiziksel uzunluğu LOD gösterir. 

Su hattı boyu (Length Waterline (LWL)) : Su hattı boyu birçok dizayn parametresini etkileyen ve teknenin kullanışlılığını belirleyen etkin bir değere sahiptir. Su hattı boyu tekne sudayken tekne gövdesinin pruvada suya temas ettiği en uç nokta ile kıç tarafta suya temas ettiği en geri nokta arasındaki mesafedir.

En (Beam (B.Max)) : Teknenin en geniş noktasındaki enidir. Teknelerin su hattındaki eninin (Beam Water Line (BWL)) bilinmesi ayrıca önemlidir. 

Su Kesimi (Draft): Teknenin su hattı çizgisinden en alt noktasına olan uzunluğu temsil eder. Bu ölçü teknenin üzerinde yüklü olan insan ve elemanların ağırlığına göre doğası gereği değişkenlik gösterse de imalatçının verdiği ölçü doğru olarak kabul edilmelidir.

Deplasman (Displacement) : Tekne suya atıldığında taşırdığı suyun ağırlığıdır. Tasarımcılar bu değeri tekne yarı doluyken hesaplayıp katalog bilgisi olarak işlerler. Bu ağırlık suyun yoğunluğuna bölündüğünde taşan suyun hacmini verecektir.
Hacim Merkezi (Center of Buonancy “Cb”): Teknenin su hattı altında kalan hacmimin ağırlık merkezidir. Su hattı boyu üzerinde teknenin pruvası ve kıçı arasında bir noktadır. Tekne sudayken su hattı çizgisi suya paralelse Cb ve ağırlık merkezi aynı çizgi üzerinde demektir. Teknenin önüne veya arkasına orta hat üzerinde bir noktaya ağırlık konulduğunda teknenin pruvası veya kıçı düşeyde yer değiştirecektir. 

Su Hattı Alanı  (LWL Area): Teknenin su hattını yata düzlemde kesen kesitindeki alandır. Teknelerin kataloglarında bu ölçüyü kolay kolay göremezsiniz. Ampirik formülle 0,67 x LWL x Beam formülü ile bulunabilir. Teknenin su hattındaki “en” ölçüsü bilinirse çok daha doğru sonuç verir. Bu bilgi konunun devamında yapılacak hesaplamada kullanılacağından oldukça önemlidir. 

Su Hattı Alan Merkezi (Center of Floatation “Cf”): Teknenin su hattı kesitindeki yatay düzlemin merkez noktasıdır. Teknenin davranışlarını belirleyen önemli faktörlerden birisidir.

Su Hattı Alan Katsayısı (Waterplane Coefficient “Cf”): [/b][/u]Su Hattı Alanı / (Su Hattı Boyu x Su Hattı Eni) formülüyle bulunur. Cf değeri ne kadar küçükse teknenin su hattındaki gövde daha iyi demektir. Tipik yelkenlilerde Cf 0.65 – 0.68 değerleri arasındadır.

Blok Katsayısı (Pounds Per Immersion (PPI)): Tekneyi 1 inç (25 mm) batırabilmek için gerekli olan ağırlığı ifade eder. Su Hattı Alanını 5.33 (deniz suyu) veya 5.2 (tatlı su) ile çarpılması sonucunda pound olarak karşınıza çıkacak ağırlıktır.

1 inç Trim Momenti (Moment to Trim 1 Inch (MTI)) : Teknenin pruvasını 1 inç trimlemek için gerekli momentin foot-libre birimindeki değeridir.

Kabaca= (Su Hattı Alanı)2 x 0.35 / Su Hattı Eni formülüyle hesaplanır.

Mesela; Su Hattı Alanı 165 sq-feet Su Hattı Eni 8 feet olan bir teknenin MTI  değeri : 0.35 x 165 x 165 /8 = 1191 ft-lbs, yuvarlak 1200 ft-lbs olacaktır.

Prizmatik katsayı: Mavi renkli hacmin (Teknenin su altında kalan hacmi) (B) Tüm hacme (A) oranıdır. 
Su Hattı Alanı: Teknenin su hattını kestiği düzlemdeki mavi renkli hacmin yüzey alanıdır.

Yanal Alan Merkezi (Center of Lateral Plane (CLP)) : Ayrıca yanal direnç merkezi olarak da geçer. Teknenin orta hattının düşey kesitinin merkezi olarak adlandırılabilir. Teknenin su altında kalan kısmına ait düşey kesiti kâğıda çizip şekli kağıttan kestikten sonra raptiye yardımıyla tutturularak bu denge merkezi bulabiliriz.

Islak Alan (Wetted Surface “WS”): Gövdenin su altında kalan kısmının yüzey alanının sq-feet birimindeki değeridir. WS değeri yüksek olan teknenin sürtünme alanı artacağından hızı WS değeri düşük olan bir tekneye oranla daha düşük olacaktır.

Prizmatik Katsayı (Prismatic Coefficient “Cp”): Teknenin su altında kalan hacminin, o hacmin kesildiği prizmatik küpün hacmine olan oranıdır. Resimde daha kolay anlaşılacaktır. Resimdeki yapının bir dikdörtgen prizmadan yontularak yapıldığını hayal edin. Prizmatik katsayı resimde gördüğünüz hacmin, resimdeki yapının oyulduğu dikdörtgen prizma hacmine oranıdır. Prizmatik katsayı teknenin hızına ve başka etkenlere bağlıdır. Bu etkenlerden birisi Hız/ Boy oranıdır. V/√LWL formülü ile bulunur. 

Tekneye ait gerçek prizmatik katsayı aşağıdaki tablodan bulunabilir:

Hız/Boy (V/√LWL)      Prizmatik Katsayı
1.0 ve altındaysa              0.525
1.1                                    0.54
1.2                                    0.58
1.3                                    0.62
1.4                                    0.64

Teknenin Cp değeri ne kadar yüksekse tekne o kadar kalıplı diyebiliriz. Eğer amacınız kıyıda yarışmaksa Cp değeri 0.52 olan bir tekne sizin için uygundur. Eğer açık deniz seyri yapmak niyetindeyseniz teknenizin Cp değeri 0.54-0.55 olan tekne buna uygundur. Eğer açık deniz yarışlarına katılmak niyetindeyseniz Cp değeri 0.56-0.57 olan bir tekne bu iş için daha uygun olacaktır.

Her zaman Cp değerinin kullanım amacınıza göre uygun değerin bir “tık” üstünde olmasında fayda var. Çok yüksek Cp değeri olan tekne hafif rüzgarlarda yüksek hızlara çıkamayacaktır. Ancak Cp değeri düşük olan tekne ile kuvvetli rüzgarlara yakalandığınızda yaşayacağınız tehlikelerden sizi uzak tutacaktır.

Hız Boy Oranı (Speed/Length Ratio) :Hızın knot olarak su hattı boyunun kareköküne bölünmesiyle elde edilir. Örnek olarak 25 feet su hattı olan bir tekne 5.5 knot hızında seyir yapıyorsa bu oran "5.5/251/2 = 1.1" olur. 400 feet su hattı olan bir destroyer 22 knot hızında seyir yapıyorsa "22/4001/2 = 1.1" olacaktır. İki gemi de her bir ton deplasman için aynı direnci gösteriyorlar demektir.
Deplasmanlı teknelerin ulaşabilecekleri azami hız Su Hattı boyunun karekökünün 1.34 katıdır. Vmax = √LWL x 1.34 formülü ile hesaplanır. 

Yarım Giriş Açısı (Half Angle Of Entrance): Teknenin su hattı düzleminde bodoslama ile su hattı sınırı arasındaki açıyı temsil eder. 19-20 derece ve altındaki açıya sahip tekneler iyi olarak sınıflandırılabilir. 20-24 derece arasında gezi teknelerinde oldukça yaygın olarak dizayna temel alınır.

Etki Merkezi (Center Of Effort (CE)) : Yelken alanının merkezidir. Genellikle ön yelkenin %100 açık olduğu kabulü ile hesaplanır. Ön yelkeni olmayan teknelerde çalışan yelkenlerin alanlarının merkezi olarak bulunur. CE ve CLR yelken planlarında gösterilir. 
Deplasman/Uzunluk Oranı (Discplacement/Length Ratio): D/L oranı birimsizdir. 
Deplasman (Ton)/(0.1 x LWL (feet))3 formülü ile hesaplanır. Farklı deplasman ve su hattı boylarına sahip teknelerin kıyaslanmasına yardımcı olur.

Etki Merkezi (Center Of Effort (CE)) : Yelken alanının merkezidir. Genellikle ön yelkenin %100 açık olduğu kabulü ile hesaplanır. Ön yelkeni olmayan teknelerde çalışan yelkenlerin alanlarının merkezi olarak bulunur. CE ve CLR yelken planlarında gösterilir. 

Deplasman/Uzunluk Oranı (Discplacement/Length Ratio): D/L oranı birimsizdir. Deplasman (Ton)/(0.1 x LWL)3 formülü ile hesaplanır. Farklı deplasman ve su hattı boylarına sahip teknelerin kıyaslanmasına yardımcı olur.

Etki Merkezi (Center Of Effort (CE)): Yelken alanının merkezidir. Genellikle ön yelkenin %100 açık olduğu kabulü ile hesaplanır. Ön yelkeni olmayan teknelerde çalışan yelkenlerin alanlarının merkezi olarak bulunur. CE ve CLR yelken planlarında gösterilir. 

Tekne Tipi                                                        Deplasman/Boy Oranı
Çok Gövdeli Hafif Yarış Teknesi                                          60-100
Çok Hafif Açık Deniz Yarış Teknesi                                     100-150
Hafif Gezi/Yarış Teknesi                                                      150-200
Hafif Gezi Teknesi                                                                200-250
Gezi Teknesi                                                                        250-300
Ağır Gezi Teknesi                                                                300-350
Çok Ağır Gezi Teknesi                                                         350-400

Yelken Alanı/Deplasman Oranı: SA/D oranı teknenin yelken alanını ıslak yüzeyi ile karşılaştırmak için yapılmış bir performans ölçüsüdür. İsmi biraz yanıltıcıdır çünkü yelken alanını doğrudan deplasmana bölerek elde edilmez. Tekne yüzen bir cisim olduğu için ağırlığına eşit miktarda bir ağırlıkta su taşırır. SA/D oranı hesaplanırken önce bu taşan suyun hacminin 2/3'üncü kuvveti alınır; böylece yüzey alanı cinsinden bir nicelik bulunmuş olunur. Bu keyfi niceliğin doğrudan fiziksel olarak karşılık geldiği birşey olmamakla birlikte teknenin ıslak yüzey alanına atıfta bulunan çok kaba bir ölçü olduğu söylenebilir. İşte toplam yelken alanı bu hesaplanan niceliğe bölünür ve SA/D oranı hesaplanır. Örnek bir hesap aşağıda gösterilmiştir:

örnek: Yelken alanı 75 metrekare olan ve ağırlığı 7 ton olan bir tekne için SA/D oranını hesaplayalım.  

7 ton = 7 metreküp su eder. Bunun 2/3'üncü kuvveti (yani önce karesi sonra küp kökü) alınırsa 3,66 metrekare elde edilir. Yelken alanı bu niceliğe bölünürse SA/D oranı 75 / 3,66 = 20,5 olarak bulunur. (Dikkat edilirse bu birimsiz bir sayıdır zira alan cinsinden bir nicelik alan cinsinden başka bir niceliğe bölünmüştür. Bu örnekte metrik birimler kullanılmıştır, aynı hesap başka birimler kullanılarak da yapılabilir ancak suyun yoğunluğu her birim sisteminde metrik sistemde olduğu gibi sevimli bir sayı olmadığından formüller daha karışık hale gelebilir. Ama prensip aynıdır: yelken alanı taşan su hacminin 2/3 üncü kuvvetine bölünür.)

Suyun direnci teknenin ıslak yüzeyi ile orantılı olduğundan SA/D oranı da yelkenden kaynaklanan itme kuvvetinin sudan kaynaklanan direnç kuvvetine oranını belirleyen kaba bir ölçüdür. Kaba bir ölçüdür çünkü bu hesapta ıslak yüzeyi esas belirleyici faktör olan salma tipi hiç dikkate alınmamıştır. Yine de farklı klasmanlardaki teknelerin performans mukayesesinde bu oran kaba da olsa bir fikir verir.     

  • 14’ün altındaki oranlar motor sailer tekneleri için uygundur.
  • 14-17 arasındaki değere sahip tekneler okyanus gezgini yelkenliler için uygundur.
  • 16-18 arasındaki değere sahip tekneler kıyı gezintileri için uygundur.
  • 18-20 üzerinde değere sahip tekneler okyanus, kıyı yarışları için uygundur.

Konfor Oranı (CR): Bu değeri Ted Brewer beyefendi kendisi bulmuş. Hareket halindeki teknede konforu belirleyen bu değer günümüzde birçok tekne tasarımcısı tarafından kabul görmüş ve kataloglarına işlenmiştir. Ayrıca benzer tekneler arasında makul bir kıyas sebebi olmaktadır. Ortalama bir insanın denizde yaşayacağı sallantıyı dikkate alarak bu orantı üzerine düşünülmüş. X yüksekliğindeki bir dalgada pruvanın çıkacağı yükseklik teknenin deplasmanının büyüklüğü ile ters ama etkilenen su kesimi alanı ile doğru orantılıdır. Büyük deplasmanlı veya düşük su kesimi alanına sahip tekneler dalgaya girdiklerinde misafirlerini yüksek dalgalarda daha diğer teknelere oranla daha rahat ettirirler.

Teknenin eni artınca teknenin stabilitesi artacağından, su kesimi alanı artacağından daha hızlı bir reaksiyon gösterirler. Bu sebeplerle formül deplasmanı, su kesimi alanını ve en faktörünü hesaba dahil eder. Amaç benzer tekneler arasında seyir konforu üzerinden kıyaslama yapabilmektir.

Konfor Oranı (Comfort Ratio (CR))= Deplasman (Pound)/ (0.65x(0,70 x LWL(feet) + 0,3 x LOA (feet)) x B(feet) x 1,3333) formülü ile hesaplanır.

Oranlar 5 (daysailer) ile 60 (Colin Archer Keç gibi çok ağır bir tekne) arasında değişir.
Devamındaki formül ile teknenin stabilite değeri hesaplanır:

Screening Stability Value (SSV)= (Beam2 )/ (BRxHDxDV1/3)

  • BR: Salma Oranı (Salma Ağırlığı / Toplam Ağırlık)
  • HD: Teknenin Kestiği Su. (Metre)
  • Beam: Teknenin Eni (Metre)
  • DV: Hacim olarak Deplasman. (Ağrılık olarak bilinen pound birimindeki deplasmanın suyun 1 kübik metresinin  0,0283 ile çarpılıp ağırlığı olan 64’e bölünmesiyle bulunur) (DV= (Deplasman (Pound)/64)x0,0283168)

SSV değeri bulunduktan sonra alabora açısı aşağıdaki formül ile hesaplanır:

Alabora Olma Açısı (Angle of Vanishing Stability) = 110 + (400/ (SSV-10))

Doğrulma Oranı: En (Feet) / (Deplasman (Pound) / 64)1/3 Formülü ile bulunur.

Teknenizi ve onun kapasitesini anlamak

Nigel Calder ve Chris Beeson teknenizin dizayn değerlerini anlamanızı veya seyir amacınıza uygun bir tekne olup olmadığını açıklayacak. 

Teknenizi ve onun dizayn değelerini anlamak:

Herkese uygun bir gezi teknesi henüz yapılmadı ve hatta daha dizayn edilemedi. Farklı yelkenciler farklı bütçelere ve deneyimlere ve gereksinimlere sahiptirler. Bazı kıyı seyri yapan yelkenciler, haftasonlarını marinadan marinaya gezerek değerlendirirken diğerleri marinalara girmektense farklı kıyıları, demir yerlerini, farklı koyları keşfetmeyi yeğlerler. 

Bazılarıysa açık deniz seyri yapmayı tercih ederler. Mesela Biscay körfezinden Akdenize veya Kuzey denizini keşfedip Hollanda, İskandinavya ve Baltık kıyılarına gitmeyi tercih ederler. 

Bu üç farklı profildeki gezi yelkenci mükemmel teknenin nasıl olması gerektiği konusunda tamamen farklı fikirlere sahiptirler. Çünkü üçünün de teknelerinden beklentileri farklıdır. Genelde bir marinadan diğer bir marinaya  seyir yapan gezgin yelkenciler seçim konusunda daha şanslıdırlar. Tekne üreticileri bu tip seyir yapan yelkenciler için çok şık, rahat, iyi donanımlı, görüntüsü çok hoş, fiyatı uygun, fin salmalı, manevra kabiliyeti yüksek dümenli, kolay abranabilecek ve bakımı kolay tekneler üretirler. Marinalara girmektense koyları tercih eden yelkenciler ise yarı omurga salmalı veya hareketli salmalı, bakımı kolay, skeg palalı tekneleri tercih ederler. Açık deniz seyri yapan yelkenciler ise çok daha mukavemeti yüksek, çok daha pahalı, mümkünse omurga salma, skeg palalı, uzun bakımsız kalsa bile sağlam kalabilecek tekneleri tercih ederler.

Sizin teknenizi mükemmel kılacak özelliği bulmanız teknenizin su üstündeki yaşamını uzun kılacak anahtardır. 

Uzun süre sizi mutlu edecek doğru tekneyi bulabilmek için anahtar doğru cevaplara ulaşmaktır. Doğru cevaplara ulaşabilmeniz için birçok sayısal veriyi gözden geçirmek veya istatistiksel araçlara başvurmadan önce doğru sorular sormanız gerekmektedir.

İstenen özellikler

Herkes farklı gezi tarzına sahiptir. Önemli olan teknenizin tarzınıza uygun olmasıdır. Nasıl ve nereye yelken yapmak istiyorsunuz? Aşağıda da seçimlerinizi belirleyecek önemli özellikler verilmiştir.

  • Hız ve yelken yapma kabiliyeti. 
  • Denizde ve marinada konfor. 
  • Az mürettebatla yelken yapabilme.
  • Rotada kalma stabilitesi. 
  • Her hava koşulunda güvenlik.
  • Motorla manevra kabiliyeti.
  • Keyifli, eğlenceli yelken yapabilme özelliği.
  • Düşük su kesimi (Sığ sulara girebilme özelliği.)
  • Teknenin mutfağı.
  • Havuzluk ve kamarada dinlenme alanları. 

Bu özelliklere kişisel isteklerinizi de eklemekte serbestsiniz. 

Dürüst olmak gerekirse, birçok yelkenci herşeyi geride bırakıp egzotik adalara gitmeyi palmiye ağaçlarının gölgesinde içkisini yudumlamayı hayal eder. Ancak bunu yapabilmek için açık deniz teknesine çokça para harcamanız gerekmektedir. Bir çoğumuz için gerçek ise daha ucuz bir tekne alıp, kıyı seyri yapıp, keyifli ve eğlenceli yelken yapmak çok daha uygundur. 

Günümüzde hava durumunu takip ederek, gerekli iletişim imkanları ve gelişmiş hava durumu tahminleriyle kıyı seyri için yapılmış bir tekneyi kıyı seyrinde batırmak imkansızdır. Bu sebeple kıyı seyri için tasarlanan tekneler açık deniz seyri için güvenli değildir. 

Kıyı seyri için tasarlanan tekneler göreceli olarak kısa mesafeli rotalarda az sıklıkta gece seyri yaparlar ve bu sayede kötü havaya yakalansa bile kıyıya yakın mesafede olduğu için bir limana sığınabilecek ve batma tehlikesini atlatacaktır. 

Açık deniz seyri yapan gezginler ise rotalarını günlerce bazen haftalarca açık denizde yol alacak şekilde çizerler. 

Kıyı seyri için dizayn edilmiş tekneler açık deniz seyri yapan teknelere nazaran çok daha az erzak, ekipman ve ağırlık taşırlar. Bu yüzden tekne tasarımcıları performans ve konfor üzerine dizayn yaparlar. Bu tasarım açık deniz tekneleri için güvenli değildir. 

6 kilit karar verici kriter. 

İş teknemizi seçmeye geldiğinde, yayınlanan veriler seçim aşamasında karar vermeyi kolaylaştırır. 

  • Deplasman / Uzunluk oranı
  • Salma oranı
  • Yelken Alanı / Deplasman oranı
  • Alabora olma açısı 
  • Stabilite STIX Number 
  • Polar diyagram

Bütün bu verilerde en önemli parametre teknenin ağırlığıdır. Teknelerin katalog verilerinde verilen ağırlığı teknenin boş ağırlığıdır. Gezi teknelerinde bu formüllerde katalog değerlerine bu değerlere kıyı seyri yapan tekneler için en az 1360 kg, açık deniz seyri yapan tekneler için 2270 kg eklenerek hesaplanmalıdır. 

Bu ilave edilmesi gereken ağırlıkların çoğu yakıt ve su tanklarının ağırlığıdır. Bunun dışında aküler, şarj cihazları, ısıtıcılar, ekstra yelkenler, dingy, dıştan takma motor hatta kitaplarınız bile teknede ciddi bir ağırlık oluşturur. Zaman içinde tekneniz bu yüklerden dolayı çok ağırlaşır. En son teknenizi ne zaman boşalttınız?.

En iyi yöntem teknenizi çok doldurmamak, teknenizde sadece gerçekten ihtiyacınız olan malzemeleri bulundurmanızdır.

Deplasman / Boy oranı

D / B = Deplasman  (libre )/ (0.1 x Su Hattı Boyu (Feet))^3 

Alternatif olarak online bir “Deplasman / Boy” oranı hesap makinasıyla metrik birimlerle hesaplayabilirsiniz.

D/B oranı teknenin hız potansiyeli hakkında size fikir verir. Düşük sayı daha hızlı bir tekneyi ifade eder. Hız potansiyelini masaya yatırırsak hafif tekneler daha hızlıdır fakat baş - kıç denizlerinde teknenin davranış şekli çok daha fazladır. Bu da uzun bir seyirde veya açık denizde rahatsızlık verici bir seyir sunar ve bu hiç eğlenceli değildir.

Ayrıca D/B oranı düşük olan bir tekneye fazla yükleme yaptığınızda perfomansına olan etkisi , aynı ağırlık yüklemesini D/B oranı yüksek tekneye yaptığınızdaki etkisinden daha fazla olacaktır.

Aşağıdaki tabloda Rustler 36 orta ağırlıkta olmasına rağmen çok yavaş bir tekne olarak gözüküyor. Bunun sebebi de Su Hattı Boyu’nun kısa olmasından kaynaklanmaktadır. Fakat bu tekne yattığı zaman farklı bir senaryo ortaya çıkıyor. Çünkü Su Hattı Boyu uzuyor. Bu sebeple bu formül uygulanırken her teknenin tasarımı ayrı ayrı ele alınmalıdır. Bu dizayn farklılıklarını aşağıdaki şekilde görebilirsiniz.

Hafif teknelerin performansı ağırlık yüklemelerinde, aynı miktarda ağırlık yüklenmesine rağmen ağır teknelerinkine göre daha çok düşer.

Genel kural düşük D/B oranlı, kıyı seyri yapan tekneler düşük deplasman ve uzun su hattı boyu sayesinde hafif ve orta şiddetteki rüzgarda daha iyi performans sağlar.

Uzun su hattı boyu olan ve hafif deplasmanlı, kıyı seyri için tasarlanmış tekneler kıyı seyrinde hafif ve orta şiddetteki rüzgarda hızlı ve eğlenceli yelken seyri yaparken, şartlar değiştiğinde, 6 ve üzeri şiddetindeki rüzgarlara çıkıldığında bu tekneler rüzgara karşı giderken seyir performansı ve seyir konforunu büyük oranda kaybederler ve zorlanırlar. Ağır tekneler sert rüzgarlarda suya oturarak rotalarını düz bir çizgide rahat ve konforlu bir şekilde sürdürürler. Fakat onlar da hafif ve orta şiddetteki havalarda hafif teknelerin performansını yakalayamazlar. 

Ayrıca, D/B oranı düşük (hafif ) tekneler, daha düz bir su hattı altına sahiptirler. Daha az kapasiteli tanklara ve depolama alanına sahip olup, daha küçük bir sintineye sahiptir. Öyle olunca tekne yattığı zaman içindeki eşyalar çok çabuk yer değiştirir. 

Ben her zaman açık denizde yelken yaptım. 30 sene önce hemen hemen tüm teknelerin D/B oranı 400 ün üzerindeydi. Mesela, 39 ft boyundaki Colin Archer double -ender teknemin ağırlığı 14.515 kg (32.000 Libre). Bu da D/B oranı 436 demektir. Bu tip tekneler yelken yapabilme yönünden çok ağır tekneler olarak görülmesine karşın çok stabil ve emniyetli teknelerdir. 2 bebeğimizle birlikte yaptığımız tüm seyirlerimizde mutluluk duyduk. Modern tekne yapım malzemeleri ve dizayn trendleri sayesinde iç mekandaki çıkıntı ve konsollar ortadan kaldırılıp iç hacim arttırılarak hemen her tür teknenin düşük D/B oranına sahip olması sağlandı. Marka ve yeni model bir kıyı yelkenlisi için katalog değerleri üzerinden 150-250 aralığında D/B oranına sahip olması yeterlidir. Açık deniz teknesi için 250 (oldukça iyi bir performans) - 350 değeri arasında olması yeterlidir. 

Eğer bu değerleri kendi tekneniz için hesaplıyorsanız, istatiksel olarak tekneniz oynak veya oturaklı mı? Söz dinleyen bir tekne mi yoksa ele avuca sığmayan bir haylaz mı? Haklısınız. Madalyonun diğer yüzüne baktığınızda söz dinleyen bir tekne seyir süresince daha az müdahaleye gereksinim duyarak size dinlenecek zaman verebilirken daha oynak olan tekne ise yapacağınız doğru yelken triminin sonunda size hafif havada motorunuzu çalıştırmadan yol aldırarak ödüllendirecektir.

Salma oranı

Salma oranı, teknenin salma ağırlığının teknenin ağırlığına olan oranının yüzde olarak ifade edildiği değerdir. Mesela 13.608 kg (30.000 lb) deplasmanı ve 4.536 kg (10.000 lb) salması olan bir teknenin salma oranı 33% dir. Eğer kıyı seyri yapan bu yelkenlimize 1.360 kg daha ağırlık ilave edersek bu durumda oran 30% ye düşer. Tekne ne kadar hafifse yüklenen ağırlığın etkisi o kadar fazla olur.

Salma oranını teknenin kararlılığını - teknenin yatmaya karşı direnci olarak düşünün. Bu daha çok tek kişi seyir yapanları ilgilendiren bir orandır. Çünkü bu tip seyir yapan kişiler rüzgar üstüne seyir yaparken tekne yattığında dengelemek için güverte üzerinde bekleyen 5 kişilik bir ekip olmuyor. Ancak salmanın derinliği, şekli ve yapısı da eşit derecede önemlidir. Döküm salmasının altında ayrıca kurşun torpil salması olan bir tekne , aynı salma oranına sahip, omurga salmalı bir tekneye oranla daha kararlıdır. 

Ayrıca bir de form stabilitesinden bahsetmek gerekir. Mesela bir katamaranın salması olmamasına rağmen büyük kemeresi sayesinde yüksek form stabilitesine sahiptir. Bu, geniş enli tek gövdeli tekneler için de geçerlidir. Salma oranı kaba da olsa fikir verebilen bir orandır.

Yüksek performans tek gövdelilerin 50% yaklaşan salma oranları olabilir. Mesela J-105 in 3.515 kg ağırlığı ve 1.542 kg salmasıyla 44% salma oranı vardır. Geleneksel olarak açık deniz yelkenlilerinin 30-40% arasında salma oranları vardır. Son zamanlardaki trend teknelerin iç hacminin büyütülmesi yönünde ilerleyerek teknelerin daha geniş ene sahip olmasını beraberinde getirmiştir. Bu da form stabilitesini yükselterek kararlı yapıya sahip olabildiğinden salma ağırlıkları azaltılmıştır.

30% altında salma oranına çok rastlamazsınız. Bavaria 40’ ın 8.680 kg ağırlığı ve 2.736 kg salması vardır. Bu da 31.5% salma oranı demektir. Katalog değerleri yerine gerçek değerlerden hesaplama yoluna gidersek Bavaria 40 ın ağırlığına 1360 kg daha ekleriz. Bunun sonucunda da salma oranı 27% olarak karşımıza çıkar. Bu düşük salma oranına rağmen, Bavaria 40 ekstra eni sayesinde form stabilitesine sahiptir ve kabiliyetli bir kıyı yelkenlisidir. Açık deniz için, ben şahsen 30% üzerinde bir salma oranı ararım. ( bu hafif tekne için 35% ve üzerinden başlayarak ağırlık - performans seçimine göre 40% a kadar çıkabilir.)

Çoğumuz tek başımıza ya da az kişiyle yelken yaptığımız için rijitlik önemli bir faktördür. Peki sizin tekneniz ne kadar kararlı ? Hiç teknenizin rüzgarda daha hassaslaştığını düşündüğünüz oldu mu? Kendini teknenizde diğer teknelerden daha önce camadan vuruyor musunuz? Belki de teknenizin eni düşük salma ağırlığınızı affettiriyordur?

Yelken alanı / Deplasman oranı

Bu oran aşağıdaki  formül ile hesaplanır : 

YA / D = Yelken Alanı (square feet (kadem kare)) / Deplasman (kübik feet) ^2/3 

Alternatif olarak internette metrik ölçüler üzerinden hesap yapan çevrimiçi hesap makinesi de bulabilirsiniz.

YA/D oranı, yelkenlerin ürettikleri kuvvetin suyun tekneye uyguladığı direnç kuvveti ile karşılaştırmaya olanak veren bir orandır. Bu koşulda, yüksek oran yüksek performans anlamına gelse de tekneyi abramanın da zor olduğu anlamına gelir. YA/D oranı 20 üzerine çıktığında tekne performans teknesi kategorisine girer.  Bir defasında YA/D oranı 40 olan özel yapım bir yarış teknesindeydim. Tekne 8 knot gerçek rüzgarda 8 knot hıza ulaşmıştı. Rüzgar sağanakları 12 knot olduğunda tekne tamamen kontrolden çıkmıştı.

YA/D oranı tekne ağırlaşmasıyla ve yelken alanının nasıl hesaplandığına bağlı olarak ( ana yelken alanı + ön yelken alanı (IxJ)/2))belirgin bir şekilde etkilenir. “I” direk dibinden ön yelken mandarı arasındaki düşey uzunluktur. “J” direk dibinden baş ıstralya liftini arasındaki düşey mesafedir yani 100% Jib. Çoğu tekne üreticisi yelken alanını hesaplarken ön yelken alanını 140% hatta daha fazla genoa alanı olarak kataloglara koyarlar. Bu yüzden katalog değerlerine bakarken bazı genellemeler yapmamız gerekir.

Kıyı seyri için ben şahsen 18-24 arasındaki bir orana bakarım. 24 oranı eğlenceli yelken yapma noktasının bittiği ve performans yelkenlisinin başladığı orandır. Yaşlı tabir edebileceğimiz ağır, kıyı seyri yapan yelkenlilerin YA/D oranı 16 dan düşük olup bazen 12 değerlerine bile rastlayabilirsiniz. Bu tekneler 12-15 knot rüzgar olmadan hareket edemeyeceklerinden zahiri rüzgar 10 knot değerinin altındaysa motor seyri ile ilerleyebilirler. Benim açık deniz seyri yapan bir yelkenliden beklediğim, katalog değerlerine göre 17-20 aralığında bir YA/D oranıdır.

Regina 40 teknesini örnek alalım: Bu sağlam, mukavim, yelken becerisinde kusursuz ve son derece güvenli bir İsveç açık deniz yelkenlisidir. Ancak yelken alanı biraz düşük olduğundan YA/D oranı 15.2 dir. Westerly Corsair 36 17, Najad 373 kabul edilebilir bir performansı olan son derece mukavim bir gezi yelkenlisinin 18 ve yarışçı X-40 ın YA/D oranı 23.8 dir.

Belki Çarşamba akşamı iş çıkışı arkadaşlarınızla birlikte teknenizle yarış yapmak ama haftasonlarında ailenizle konforlu seyir yapmak isteyebilirsiniz. Unutmayın ki yelken alanınızı büyütmek için bolca para harcamaktan başka çareniz yokken birkaç saniye içinde yelken alanınızı camadanla küçültebilirsiniz. O yüzden her zaman biraz daha performansı yüksek tekneyi seçmek en doğru karar olacaktır. 

Maksimum Düzelme Açısı (The Angle of Vanishing Stability (AVS)

Maksimum düzelme açısı MDA  bir teknenin tumba olmasından önce ne kadar yatabileceğini gösterir. Bir başka deyişle alabora olmaya karşı gösterdiği dirençtir. MDA değerine ulaşmadan önce, teknenin ağırlık merkezi (G) yüzerlik merkezinin içinde kalır (B) ve pozitif bir doğrulma momenti oluşturur. 

MDA ya ulaşıldığında ağırlık merkezi (G), yüzerlik merkezinin (B) üzerine çıkar ancak yüzerlik merkezi bir kez ağırlık merkezinin içinde kalırsa, teknenin negatif doğrulma momenti oluşturur ve düzelmesi için dışarıdan bir destek kuvvete -mesela dalga- ihtiyaç duyar. Yatay eksenin altında kalan alan ne kadar küçükse tekne o kadar çabuk doğrulur. Hemen tüm yelkenli tekneler direk tepelerini suya sokabilirler ve yine de alabora olmazlar. Mesela MDA değeri 105 derece olan bir teknenin direği denize paralel hale gelecek kadar yattıktan sonra bile 15 derece daha dönebilir ve yine de alabora olmaz. MDA değeri 140 olan bir teknenin direği suya paralel hale geldikten sonra 50 derece daha dönerek suyun içine girebilir. Bu durumda tekneye açık yerlerinden (hatch, portu vs.) su girse de tekne tekrar doğrulabilir. Çok gövdeliler için bu geçerli değildir. Çok gövdeli tekneler 90 dereceden daha fazla yatarlarsa alabora olup tam ters dönerler ve bu şekilde, yüzer hallerinde olduğu kadar stabil kalabilirler. 

(Yacthing Monthly dergisindeki bir makaleden çevrilmiştir. Orijinal makaleyi okumak için http://www.yachtingmonthly.com/yacht-reviews/understand-boat-statistics-30154)

MDA değeri haricinde bir faktör daha vardır. MDA arttıkça, daha hızlı bir şekilde, sadece teoride, tekne alabora olsa da doğrulur. MDA 120 değerindeki bir tekne alabora olursa 2 dakika içinde doğrulmalıdır. Geleneksel olarak, 120 değeri gezi yelkenlileri için alt limittir. Ancak evde kafamı dolu küvete soktuğumda 2 dakika boyunca nefesimi tutmakta zorlanıyorum. Bu yüzden MDA değeri daha yüksek bir tekneyi tercih ederim (Fastnet Yarışlarında en az 130 derece MDA değeri olan tekneler kalifiye olurlar.) . Ancak bu daha ağır, daha konforlu, yelken eğlencesi daha az tekne anlamına gelir. Günümüzde, gezi yelkenlileri için 105 in altında MDA değerine rastlamak mümkündür.

Teknenin ağırlığı ve ayrıca ağırlıkların tekne üzerindeki dağılımı MDA değerinin hesaplanmasında büyük rol oynar. Ağırlığı arttırmak MDA değerini düşürür gibi görünse de bu ağırlığı teknenin ağırlık merkezinin altına koyduğunuzda MDA değeri yükselecektir. Bu teknenize depolama yaparken veya yedek malzemelerinizi yüklerken  hatırlamanız gereken önemli bir kural. Ağır bir ön yelken förlingi, ana yelken sarma sisteminin, büyük bir dıştan takma motorun pushpite bağlanması, radar alıcısının veya rüzgar jeneratörünün direk üzerinde yüksek bir yere konmasının, su ve yakıt depolarını havuzlukta tutmanın her birisinin ayrı ayrı MDA değerine negatif yönde çok belirgin etkileri olacaktır. Bu yüzden en ağır malzeme ve ekipmanlar mümkün olduğunca aşağıda ve baş kıç hattı üzerine yerleştirilmelidir. Peter Bruce, Heavy Weather Sailing kitabı için testler yaptıktan sonra herhangi bir teknenin tam boyunun yarısından daha fazla yükseklikteki dalgayı bordasından yediğinde devrileceği sonucunu çıkarttı. Neyseki günümüzde meteoroloji yayınlarına makul derecede dikkat gösterildiği takdirde kıyı seyri yelkenciliği yapanlar bu yükseklikte dalgalara denk gelmeyecekler. Eğer çok uzun süre açık denizde yelken yapacaksanız, MDA değeri daha yüksek bir tekne seçmelisiniz. 

1979 yılında yapılan Fastnet yarışlarında, tekne yattığında içine su 1 ton kadar basmasının teknenin doğrulmasına olumlu etkisi olduğu ortaya kondu. 

STIX Değeri

MDA değeri satabilite adına kabaca bilgi vermektedir. 1979 yılındaki Fastnet yarışının devamında, Avrupa Birliği, daha sofistike bir formül düzenlemek üzere, teknenin yattığı açıda açılan kapaklardan girecek suları da hesaba katan bir yaklaşımı benimsediler.

STIX (kısaca Stabilite endeksi) tekneler için 4 kategori belirler. Bizi ilgilendiren ikisi A (Açık deniz) ve B (Kıyı Seyri) kategorileridir. Bir teknenin A kategorisine dahil olabilmesi için STIX değeri en az 32, B kategorisine dahil olabilmesi için STIX değerinin 23 ve üzerinde olması gerekmektedir. Benim düşüncem A kategorisinin yeterince kapsayıcı olmadığıdır. STIX değeri teknenin boyuyla doğru orantılı olduğundan uzun tekneler daha yüksek STIX değerleri alırlar. Ben açık deniz yelkenlisi seçimi yaparken daha farklı bir yol izliyorum: STIX değeri en az teknenin boyu kadar olmalıdır. Yani 40 ft uzunluğundaki bir teknenin STIX değeri 40 veya daha fazla olmalıdır.  Benim Malö 46 teknemin STIX değeri 56 dır.

STIX değeri üzerinde uluslararası bir uzlaşmaya varılması 10 seneden fazla sürse de hala bazı pürüzler vardır. Bazı tekneler tüm dünyaca açık deniz seyrine uygun olarak kabul görse de (bazıları çok zor denizlerde seyir yaptılar) A kategorisine dahil olamadılar. Bazı teknelerse kıyı seyri yelkenlisi olarak kabul gördükleri halde A kategorisine dahil olabildiler. Mesela Ovni 395 - kendisini ispatlamış bir açık deniz yelkenlisidir - A kategorisine 33.41 STIX değeri ile ancak dahil olabilmiştir. İlginçtir ki safralı olduğundan MDA değeri 115 gibi çok düşük bir değerdir.

Tekne Hız Tahmin Yazılımları (Velocity Prediction Programs (VPP))

Uzunca zamandır tekne dizayn işleri bilgisayarlarla sofistike yazılımlar kullanılarak yapılmaktadır. Yazılım teknenin performans tahminlerini, normalde çok uzun zamanda hesaplanacakken, yazılım marifetiyle çok kısa sürede çıkartabiliyor. Bu VPP yazılımlarının hesapladıkları tahmin çıktılarının genel adı “Polar Diyagram” dır. VPP teknenin gerçek rüzgar hızına ve gerçek rüzgar açısına göre hızını hesaplar. Dalgasız bir deniz, optimum  yelken takımı ve tekneyi abrayabilecek mürettebat olduğunu varsayarak bu hesaplamaları yapar. Gerçek hayatta aynı sonuçlara ulaşmak bazen çok zor olur. En azından Polar Diyagram teknenin performansına yönelik adil bir göstergedir. 

Polar diyagram J-133 ün geniş apaz seyirde spinnaker ile ulaştığı hızla en hızlı tekne olarak kabul görür. Malö 43 polar diyagramı performans olarak makul görünse de düşük hızlarda kaldığını gösteriyor.

VPP üretimi polar diyagrama baktığımızda J-133 135 dereceden gelen 20 knot gerçek rüzgar hızında, gennaker bastığında 11 knot hıza ulaşabiliyor. 45 dereceden 12 knot esen rüzgara karşı ana yelken ve ön yelken ile 7.5 knot hıza ulaşabiliyor. 

Tekneleri kıyaslarken Polar Diyagramlarını alıp ikisini de taradıkdan sonra eşit oranlara getirip üst üste bindirerek çalışırım. Farklı bir yol da izleseniz bu size iki teknenin hangisinin farklı rüzgar açılarında daha yüksek yelken performansı verdiğini gösterir.


Yeni yorum ekle