Kea (Kea-Tzia)

Birincil sekmeler

Son Değişiklik : 20.05.2019
Bu sayfaya katkıda bulunanlar : Cem Eğrikavuk, Mahir Günşiray, Mehmet Erem

Ada Siklat adalarının dokusundan bir nebze farklı. Yüksek tepeler, pek fazla girintili çıkıntılı olmayan sahil şeridi var
Kea, lokal adla Tzia'nın giriş limanı. 

Feribot koya girişte sağ tarafta (güney-batıda) rıhtıma bağlanıyor. Çok şirin değil.

Yanaşma, Demirleme: 

Kuzeydoğusunda lokal adla Vourkhari denilen yere kıçtan kara olmak yelkenlilerin tercihi. Rıhtımda yer yoksa balıkçı kayıklarının tonozlarına çapariz vermeden, alargada da kalınabilir. Koy korunaklı.
Rıhtımın hemen önü sığ. Biraz mesafe bırakıp paseralla kullanmaları gerekiyor. Palası epey derin teknelerin baştankara yapması gerekir.
Su mükemmel berraklıkta.
Alışveriş ihtiyacınız varsa feribot iskelesinin de bulunduğu Coressia tarafına bağlabilir, veya önünde alargada durabilirsini. Market, fırın vs... bu tarafta

Tesisler: 

Sahilde birkaç şirin kafe, taverna, bir market ve internet bulabileceğiniz yer var. Sakin bir duygusu var.
Chora yukarıda, taksiyle 10 Euro. Otobüsler Haziran Eylül arasında çalışıyor.
Oldukça karakteristik dar sokaklar, nispeten bakımlı evler, dik bir yamaca estetik kurulmuş. Güzel et, kuzu ve keçi yapan sade ve temiz lokantalar var. Süper servis beklememek lazım, 2 kişi 20-30 Euro.

Diğer: 

Chora (Ioulis) 'dan 20 dakikalık bir yürüyüşle Aslan heykeli görülmeye değer. Sadece aslan için değil, kasabadan sonra yürüyüş nispeten düzayak ve muhteşem manzaralı.

Yürüyüş severler için Chora'ya çıkış 7 km'lik keyifli bir rota. Ancak Google Earth'e rota sorarken araba değil yürüyüş seçeneği girilmeli. Bu sayede yolun çoğunu eski köy patikalarından götürüyor.

Kea adası Kiklad kültürünün oluşmasında önemli bir ada olarak geçiyor. Ünlü Yunan şairi Simonides ve daha birçok şair ve ressamın anavatanı. Adanın tarihi de oldukça eski. Prehistoric dönemlere kadar uzanan kalıntılar bulunuyor adada. Adanın Venedikliler zamanındaki adı Tzia imiş, hala bazı yerlerde bu isimle anıldığını görebiliyorsunuz. Okuduklarımızdan en ilgimizi çeken bilgi ise hristiyanlık öncesi dönemde uygulandığı söylenen "Koniazesthe" veya "Kion Nomimon" adı verilen gelenek (kimi yazılarda kanun olarak da geçiyor). Bu geleneğe göre 70 yaşını dolduran adalılar fiziksel ve zihinsel güçleri artık yaşamlarını idame ettirmek için yeterli olmadığı gerekçesi ile baldıran zehiri içerek intihar ediyorlarmış. Bu geleneğin genç nüfusun şansını artırmak için kıtlık döneminde çıkmış olabileceğine dair yorumlar var. Günümüzde ortalama yaşam süresinin ne kadar uzadığını da düşününce neyse ki artık uygulanan bir gelenek değil:)

İmkanlar: 
Map: 
Tam ekrana büyütmek için tıklayınız.
Windy: 
Fotoğraflar: